Startup

Startup Hayalinin Olmazsa Olmazları

Startup Hayalinin Olmazsa Olmazları
Startup Hayalinin Olmazsa Olmazları

Çok kolay değil mi?

Önce aklına bir fikir getiriyorsun. Arkadaşlarına , çevrene, ailene hatta belki ilk tanıştığın insana fikrinin ne kadar güzel olduğunu, fikrinin ne kadar büyük paralar getireceğini anlatıyorsun. Etrafından gelen geri dönüşler seni mutlu ediyor ve direk hayallere dalmaya başlıyorsun. Para kazandığını, kariyer sahibi olduğunu, işini devasa hale getirdiğini hayal ediyorsun. Belki de para içerisinde yüzüyorsun kurduğun hayallerinde. Eğer sende bunları yaşıyorsan önce derin bir nesef almalı ve arkana yaslanarak bu yazıyı okumaya başlamalısın. Çünkü hiç bir şey zannettiğin kadar kolay değil.

 

 

Hayallerinde tek başınasın di mi? Hep kendini merkeze aldığın hayaller kuruyorsun mesela?

STARTUP = TAKIM

Formülü çok belli aslında oyunun. Takımın ne kadar iyi ise, takımın ile aran ne kadar iyi ise, takımının enerjisi ne kadar iyi ise ozaman doğru yoldasın demektir. Bir saniye!? yoksa hala bir takımın yok mu? Ozaman yazının devamını okumadan ilk iş olarak kendine en değerli insanlardan oluşan bir takım kurmaya başlamalısın. Çok fazla değil seninle aynı kafaya sahip 2 kişi yeter sana. 

Ekip ama nasıl bir “EKİP”?

Unutma  1 Kalifiyeli Çalışan > 20 Kalifiyesiz Çalışan.  Ekibindekilerin tecrübesi, işe olan istekleri, mezun olduğu okulu, bildiği programlama dilleri vs. Aslında aklına gelebilecek her şeye göre ölçümlemeli ona göre ekibe dahil etmelisin. Zeki insanlarla çalışmalısın kısaca.

Çalıştığın insanlardan iyi olduğunu hissetmemeli, onlardan bir şeyler öğrenebildiğini onlara belli etmelisin kısacası.

Gün gelecek yorulacak, gün gelecek umutsuzluğa düşeceksin çünkü. Düştüğünde takımın kaldıracak seni ayağa.

Peki?

Takımın var ve neler yapacağını bilmiyorsun. Aslında takım ruhunu oluşturmak o kadar basit ki. Öyle tepeye çıkıp, bağırıp çağırmak çözüm değil. Bağırdığın kadar sırtlarını sıvazlamasını da bileceksin mesela ekibinin. Onlar olmadan yemek yemeyeceksin, özel günleri (yılbaşı, bayramlar vs) hiç unutmayacaksın. UNUTMA! Normal günlerde yaptığın hatalar unutulur ama özel günlerdekiler hep kalıcıdır.

Eline bir tepsi alıp gerekirse çay servisi yapacaksın onlara mesela.  Ya da hadi işinizi bırakın kahve içmeye çıkıyoruz diyebileceksin.

Soracaksın kendine onlarla kaç kere etkinliğe katıldım diye.

Başarıya ulaşmış Startup projelerinin çoğunun aslında fikri ilk bulanlar değil, ekip ruhunu yaşayabilen projeler olduğunu unutmamalısın.

Pazartesi sabahları ve Cuma Akşamları

Bu iki zaman diliminin çalışanların açısından ne kadar kritik olduğunu hiç bir zaman unutmamalısın mesela. Sırf çalışanlarıma inat olsun diye cuma günü akşam 6 gibi yanlarına inip hadi toplantı yapıyoruz deyip onları 8 den sonra çıkartmamalısın ofisten.

Ekibindekiler kendilerini o işe ait hissetmeliler, ekiplerini ailesi, çalıştığı şirketini de evi olarak görebilmeliler. Onlara fikir danışabilmeli onların tavsiyelerini dinlemelisin. Hayır onlar sadece benim onlara verdiğim işleri yapsın, onların düşünmesini istemiyorum diyebiliyorsan o zaman zaten doğru ekip kuramamışsın demektir.

Ekibine bir saniyeliğine  bile  olsa inanmadığın zaman oluyorsa ya da  bir saniye bile şüphe ediyorsan olardan; hiç düşünme sabah ilk işin onları işten çıkarmak olsun.

Çünkü onlara inanmadığını hissedecekler ve sonrası mı? Söylememe bile gerek yok.

Kısacası ;

tek başına hiç bir şeyi başaramayacağını unutma

ekibinle beraber güzel ve başarılı işler yapman dileğiyle..

Evrim Y.